Profilo di HAZAN::. YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜ...FotoBlogElenchiAltro Strumenti Guida
KÖŞELERDE BİR GÖLGE OLMAK iÇİN HER ZAMAN BİR IŞIĞA İHTİYAÇ YOKTUR; SONRADAN SÖNDÜRÜLMÜŞ OLSA DA; VE HATTA GÜNEŞE BİLE..
DÜNYANIN NERESİNDE OLURSA OLSUN TÜRK DÜŞMANLIĞINA VE TÜRK DÜŞMANLARINA ve AŞKA İAHANET EDEN YALANCILARA LANET OLSUN

HAZAN GÖLGE

Località
Interessi
Nessun elemento ancora aggiunto.

::. YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN YA DA BOŞVER GÖRÜNME NE OLUR .::

.:: GELECEKSEN 'İNSAN' OLMUŞLUĞUNLA, GİDİŞİN BİLE 'ADAM GİBİ' OLSUN! ::. KG - HAZANBEY
30 ottobre

MAVİ DÜŞÜN (DELİMAVİ) - Zeki YÜNCÜOĞLU

RADYO 5NCi MEVSiM

MAVİ DÜŞÜN (DELİMAVİ)


İster Gri, İster Kara Bulutlar Örtsün,

Sen Yine de Mavi Düşün,

Bak Gör Ki O Zaman Hâlâ Mavidesin.

Ve Mavi Göğün Bağrında Asılı,

Beyaz İncilerden Kolye Gibi Olacaktır,

Maviyi Hayal Ettikçe Gülüşün...

 

 

Bırak, Bütün Renkler Çatışsınlar Aralarında Hasetten,

Hatta Aralarında, Yalnızca Maviyi Deli İlan Etsinler,

Sen Yine De Masmavi Düşün,

Bak Gör Ki Pırıl Pırıl Yıldızlar Yağmış Olup Ömrüne,

Bakışlarında Güneşler Doğacak.

Ve Başında Bir Taç Misali,

Gökkuşağı Olacaktır Nazenin Süsün...

 

Okyanus Mavisi Gibiyse Ve Öylesince Derinse Her Düşün,

Kim Ne Diyorsa Desin, Sen Hep Mavileri Düşün.

Mavidesin... Mavisin

Ve Bırak, Herkes Sana, En Delisinden "Mavi" Desin,

Bırak ki Kırık Düşlerin Mavilikleri, Yüreğinde Sevinsin;

Çünkü Sen Yüreklerde Böyle,

Sen Öylece Kendin(le)sin...

 

 

Evet... Bence Sen Hep Masmavi Düşün,

Düşün ki, Ruhun Masmavi Sevinçlerle Coşsun;

Mavilerle En Derin Uykulularına Dalsın Hüznün.

Mavidesin... Masmavi Düşün…

Ve Yüreğini Mavi Düşlerinin Peşine Düşürüp,

Bırak İçindeki Çocuğu Maviler Büyütsün

Büyütsün ki,

Sevgi Dolu O Mütebessim Çocuk Gibi,

Yıldızların Her Gece Sana Işıl Işıl Gülümsediğince,

Mavi, Masmavi Olsun Gülüşün.

 ...

Şiir : Zeki YÜNCÜOĞLU

03-10-2009-İskenderun

 

(Öncelikle Değerli, “.... Mavi”  http://delimavi32.blogcu.com  Dostuma,

Yüreğinde ki Dostluk ve Sevgi Adına Yaşattığı Yüceliklerden Dolayı

Dostluk Adına, Dostça İthaf Olunur.


06 giugno

HÜZÜNDE MİYİM? HÜZNÜN DEMİYİM? - Zeki YÜNCÜOĞLU

Hüznün -Demi-yim Şiir Zeki YÜNCÜOĞLU- Köşedeki Gölge Hazanbey-blogcu.com

Bir dua bir yeminken dilimizde

Heyhat aşk şimdi yine hüzün demi (?)

Umut fidanları baharda serin yağmur sularına hasretken

Bu katran sağanağına hükmeden vefasız yürek

Söylesene senin değil mi?

 


Dilsiz yüre
ğim sensizliği haykırırken,

Şimdi susma! Konuş lütfen ne olursun;

Umudumun kıblesi umurumsun,

Umurum az da olsa umurundaysa

Susma Allah aşkına, Bir şeyler söyle

Konuş şimdi ne olursun!


Sana benden, bana senden başkası haram günlerde

Aşkımızın ebemkuşağında sallanırken biz

Karanlıkları, mızrak mızrak yırtan güneşin saçlarına

Işıl ışıl yıldızlar gibi astığımız hayallerimiz vardı hani?

Şimdi Neden? Nasıl Yapabildin?

Neden Maviyken Kızıla Buladın? Demeyeceğim

Ama Sen sevda çiçeklerimizi de haram fırtınalarla biçip

Bir kıyamet gibi yer ile yeksan ettik den sonra

O muhteşem hayallerimiz den,

Kahramanları biz olan mutlu düşlerimizden

Şimdi kırıntısı dahi kaldıysa hüznün demi(?)



Ben sana en mavisinden kul köle bir sevdayken

Yüreğini kör, vicdanını sağır edip gidişin aklımdan hiç çıkmıyor!

Susma! Eğer korkmuyorsan bari onu söyle!

Gözlerini kapattığında Gözlerinin gözlerimde yaktığı ateşin

Gönlüme Hâlâ alev alev aktığını hissedebiliyor musun?

Orada mıyım? Görebiliyor musun?

Dinmeyen gözyaşlarımla hüznün demi yim?


Kalbime uğramayan kanımın en kırmızı hali artık ismin

Hüzün demiyim? Hüznümde misin? İnan Bilmiyorum.

Ve bu duyduğum kızıl acı

Kendime mi? Sana mı? Onu da bilemiyorum…
Kimbilir, belki de bile bile, bilmeyi istemiyorum

Aşk maviye yine küsmüşken, şimdi de senin sayen de

Maviler kavrulmuş, çöl rengi bir hüzün demi(?)


Seviyor muyum? Sevmiyor muyum?

Hüznünde miyim? Hüzünde misin?



Ama bildiğim, emin olduğum bir şey var ki

Şimdi artık sen, o zamanlar ki sen değilsin

Ve Ben buna rağmen yüreğimde yaşattığım

Senin o zamanlar ki sen halini

Sendeki ben‘i bir Fatiha ile uğurlarken bile

Hâlâ… Hâlâ Deliler gibi…

Çok… Hemde çok seviyorum!

 

 

 

 

 

 

Zeki YÜNCÜOĞLU

25- 27 Mayıs 2009

İskenderun



21 aprile

ERMENİ MEZALİMİ BELGE VE KATLİAM RESİMLERİ İLE VİDEOLARI



ERMENİ.jpg

 

Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan

iki Ermeni  yazı tura atıyordu.

Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında

Kars'ta Ağrı'da Van'da Erzurum'da da ataları oynamıştı.

Onlardan duymuşlardı.

 

Karnı burnunda zavallı bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu.

Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı...

Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin

namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken,

diğeri elindeki demir parayı havaya attı

:-Akçik, manç?..
(Kızmı, oğlan mı?)

-Akçik...
(Kız)

Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni,

elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı.

Kan bürülü gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi.

-Tun şahetsar,ınger...
(Sen kazandın, yoldaş)

-Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana...
(Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?)

-Mayrigı bedge gişdatsine.
(Annesi besleyecek elbette)

Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni,

bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:

-Mayrig yerahayin zizdur.
(Çocuğa meme ver)

Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazı rlığı vardı.

İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi.

Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:

-Asixn ma/,çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek...
(Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın...)

Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa,başı da orta yere düşmüştü...

Ermeniler zafer naraları! atarak,

kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çal ışıyordu.

Bu iki olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 14 yıl önce yaşandı.

Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır.

Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir.

Ajanslar, katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken,

arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu.

Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu.

Bü tün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi.

 

26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile

Hankendi'nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366'ncı Rus Motorize Alayı,

Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar.

26 Şubat! Gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile

Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi.

Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri,

çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler.

Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı.

Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler,

Sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak,

insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar.

Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler.

Genç kızların önce saçlarını, sonra da kafa derilerini yüzdüler.

Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler.

Kesik kafaları sepetlere doldurdular.

Peki neydi bu düşmanlık?

Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken,

Ermenistan'ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken,

Ermenistan Millî Marşında 'Topraklarımız işgal altında,

bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün' denmekteyken,

başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım.

 

Dağlık Karabağ Bölgesi'nde bulunan Hocalı 'ya, eski Sovyet İttifakı Silahlı Kuvvetleri’ne ait

366.Alay'ın desteği ile Ermeni Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu

613 Azerbaycan Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı.

Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir.

56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur.

Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış,

geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından

ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır.

Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı.!

Fakat katliam sonrası Hocalı'ya girdiklerinde ise,

görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar.

Hocalı'da katliam bölgesini gezen

Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri,

katliamın boyutunu da anlatıyordu:

'Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim,

ama Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz'

 

Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti;

Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi.

Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden

Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan,

20 Mart 1996'da Ermenistan Başbakanı oldu.

Karabağ'da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen

Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında

ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna,'

Hocalı Katlia! mı' baş sorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu.

Ermeniler Türk hamile kadınlarına tecavüz edip karnını hamile olduğu halde taş ile doldurup öldürmüşler

ve küçük Türk kızlarına tecavüz edip öldürmüşlerdi.

Ülkemizde sadece 1 ermeni öldürüldü diye yürüyüş yaptılar ve o kadar araştırdılar

ama hiç bir insan kalkıp ta bu masum insanlara işkence edilip öldürüldükleri için yürüyüş yapmadı…

Yazıklar olsun!!!

 


 

 

EGER KANINDA BİR DAMLA TÜRK KANI, 
    İ S L A M   İ N A N C I   Y O K S A  ,     
        OKUDUKLARINI UNUT VE DEFOL ! ! 
!  

___________________________________________________
 ERMENİ KATLİAMLARINDAN RESİMLER
___________________________________________________
ermeni_mezalimi_balta_katliami_izmit.jpg
 
Ordudan hava değişikliği için terhis edilen ve
23 Temmuz 1915 de Diyarbakır'ın Lice kazasına bağlı
Kum ve Çom köyleri civarında elleri ayakları bağlanarak
Ermeni komitecileri tarafından şehid edilen askerler.
 
Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve Ihtilal Hareketleri.

____________________________________________________________________________
ermeni_mezalimi_balta_katliami_izmit.jpg
 
29 Ağustos 1914 tarihinde Ermeni çeteleri tarafından
Siverek-Urfa Yüksekyol ve Karacadağ civarında türbe ziyareti sırasında
esir edilip canlı hedef yapılarak şehit edilen müslüman Türkler.
 
Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve Ihtilal Hareketleri.

____________________________________________________________________________
ermeni_mezalimi_balta_katliami_izmit.jpg
Silvan civarında, Beşnik ermeni köyüne Van ve Tolorya'dan gelip,
Doryan Dano ve kardeşlerinin başında olduğu Ermeni çeteleri tarafından
11 Haziran 1915 tarihinde Şeytankaya mevkiinde şehit edilen
milis subayı Hamid Efendi komutasında bulunan erzak kafilesi,
jandarması ve subayları.
 
Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve Ihtilal Hareketleri.
 ___________________________________________________
ermeni_mezalimi_balta_katliami_izmit.jpg
 
Erzincan Odabaşı bölgesinde, birbirlerine bağlanmış halde öldürülmüş
kadın ve çocukların cansız bedenleri.
 
Kaynak :Massacre Exerted By The Armenian
On The Turks During World War I Pictures.
 
 ___________________________________________________
ermeni_mezalimi_balta_katliami_izmit.jpg

16 Şubat 1918'de, Erzincan'ın Vagarir köyünde,
Ermeniler tarafından şehit edilen
ve bir evin arkasında bulunan Türkler.
 
Kaynak :Massacre Exerted By The Armenian On
The Turks During World War I Pictures.
 ___________________________________________________
ermeni_mezalimi_balta_katliami_izmit.jpg
Hasankale'de, Ermeniler tarafından şehit edilen kadın ve çocuklar.
 
Kaynak:Massacre Exerted By The Armenian
On The Turks During World War I Pictures.
 ___________________________________________________



 
ermeni_mezalimi_balta_katliami_izmit.jpg

Balta ile Katliam: İzmit'in Kollar köyünden Ermeniler tarafından balta ile
katledilen müslümanlardan bir kısmının olaydan sonra çekilen fotoğrafı;
1- Boşnak Malik 2- Abdulmecid oğlu Ali
3- Ali oğlu Seyid (14 yaşında) 4- Ömer oğlu Abdulgani
5- Abdulgani oğlu Mecid 6- Abdullah oğlu Hüseyin
7- Bekir oğlu Yusuf 8- Osman oğlu Ismail

 

Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve Ihtilal Hareketleri.

   

ermeni_mezalimi_balta_katliami_izmit.jpg
Erzincan'da Ermeniler tarafından ırzına geçilerek öldürülen
Pakize adlı bir Türk kadını.
 
Kaynak :Massacre Exerted By The Armenian On The Turks
        During World War I Pictures.
ermeni_mezalimi_balta_katliami_izmit.jpg
 
5 Nisan 1918'de, Subatan'da Ermeniler tarafından öldürülen Türk çocuklar,
kadınlar ve karınları deşilerek bebekleri çıkarılan anneler.

Kaynak :Massacre Exerted By The Armenian On The Turks During World War I Pictures.
_____________________________________________________________________________
ermeni_mezalimi_balta_katliami_izmit.jpg
Erzincan'ın Odabaşı bölgesinde,
Ermeniler tarafından oyularak katledilen bir Türk.
Kaynak :Massacre Exerted By The Armenian On The Turks During World War I Pictures.
_____________________________________________________________________________
 
 
ermeni_mezalimi_balta_katliami_izmit.jpg
 
Sivas'ta Ermeni çeteleri tarafından yapılan katliamda
boğazı kesilerek öldürülen jandarma Mustafa.
Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve Ihtilal Hareketleri.
 
_____________________________________________________________________________
 
 
 
ermeni_mezalimi_balta_katliami_izmit.jpg
Diyarbakır'ın Şark nahiyesine bağlı Hızır İlyas köyü Mersani deresi
(23 Temmuz 1915). Hono ismindeki ermeninin başında bulunduğu
çete tarafından hançer ve kurşunla şehit edilen erkek, kadın ve çocuklar.
Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve Ihtilal Hareketleri.
_____________________________________________________________________________

 


ERMENİ VE TÜRKMEN KATLİAMI VİDEOLARI
  Ermenistan'la Sınır Kapımız Açılmasın Destegi İçin

TIKLAYIN


VİDEOLARI İZLEYEMİYORSANIZ
AĞ BAĞLANTILARI NI ACINIZ
AKTİF BAĞLANTI SİMGESİNE SAĞ TIKLA
ÖZELLİKLERİAÇTIKDAN SONRA
AĞ İLETİŞİM SECENEĞİNDEN
İNTERNET İLETİŞİM KURALLARI (TCP/IP) 
NİN ÜZERİNİ KLİKLEYİP YEĞLENEN DNS Yİ
4.2.2.5 ve 4.2.2.6
OLARAK MANUEL BELİRLEYİNİZ.
İŞLEM TAMAMDIR.
İE7-8 LE İZLENEMEĞİNDE FİRE FOX İZLETEBİLMEKTEDİR
MODEMİNİZİ YENİDEN BAŞLATIN.
ŞİMDİ YOUTUBE İZLEYEBİLİRSİNİZ.

DİĞER YÖNTEMLER İÇİN
TIKLAYIN





Bebek Katili Ermenilerin Hocalı Katliamı 1. Bölüm
  

Bebek Katili Ermenilerin Hocalı Katliamı 2. Bölüm
  

Irak Türkleri

  

Zulmün en korkunç hali: Doğu Türkistan!
  


30 marzo

ÜŞÜYORUM - MUHSİN YAZICIOGLU - AİLESİNE VE SEVENLERİNE İTHAF OLUNUR

 

ÜŞÜYORUM - MUHSİN YAZICIOĞLU (5.03MB FULL KENDİ SESİNDEN)

Üşüyorum - Muhsin YAZICIĞLU Mp3 İNDİR
06 gennaio

.::: İSRAİL YAHUDİLERİNİN GAZZE DE MÜSLÜMAN ÇOCUKLARIN KATLİAM SANSÜRSÜZ VİDEOSU :::. +16 - LÜTFEN ÇOCUKLARINIZA İZLETMEYİNİZ

 

 
Foto 1 di 46


 
 
GİRİŞ BİLGİLERİNİZ
counter
KENDİ HAZIRLADIĞIM
KLİPLERİM DEN BİR SEÇKİ


 >

Sadece Ziyaretle Kalmayıp; Blog İçeriği Sunumlarım Hakkında;

Size Ait Bir Üretim Paylaşımı, Özel / Ulusal Gün Tebrikleri,

Vatan Sevgisiyle Milli Tepkilerimizi Usulunce Dile Getirmek,

Sosyal Etkinliklerin Tanıtımı Veya Dostça İyi Dilekler Adına,

Yazacağınız  Anlamlı Mesajlarınız İçin  Şimdiden Teşekkürle,

Saygı Ve Sevgilerimi Sunarım.

KGH-Köşedeki Gölge HazanBey

  
  

RADYO 5NCİ MEVSİM 

DOSTLUKLA DOST OLABİLMİŞ DOSTLARIN MECLİSİNE GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ.


         



Attendere...
Il commento immesso è troppo lungo. Immetti un commento più breve.
Immissione non effettuata. Riprova.
Impossibile aggiungere il commento al momento. Riprova più tardi.
Per aggiungere un commento è necessaria l'autorizzazione di un genitore. Chiedi autorizzazione
I tuoi genitori hanno disattivato i commenti.
Impossibile eliminare il commento al momento. Riprova più tardi.
Hai raggiunto il numero massimo di commenti pubblicabili giornalmente. Riprova tra 24 ore.
Impossibile lasciare commenti. La funzionalità è stata disattivata perché i sistemi hanno rilevato una possibile attività di spamming dal tuo account. Se ritieni che il tuo account è stato disattivato per errore, contatta il supporto tecnico di Windows Live.
Esegui il seguente controllo di protezione per completare la pubblicazione del commento.
I caratteri digitati nel controllo di protezione devono corrispondere ai caratteri dell'immagine o della riproduzione audio.
  
        
10 Giu.
11 Gen.
---ENGİN--​-- .ha scritto:
ACI

Sizin için ne derece önemi var bunu bilmiyorum ama ben bu satırları yazarken gözümden damlalar akıyor klavye üzerine. Erkekler ağlamaz lafı bana göre değil. Ağlamaktan hiç utanmadım, duygularım, acılarım beni boğduğu zaman hep ağladım. Yine ağlıyorum... Sizleri tanımıyorum ama sizlerle paylaşmak istiyorum. Lütfen; bu satırlara bir seven olarak sahip çıkın ve lütfen yazılı satırlar olarak geçmeyin. Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yaşarmış diyeceksiniz buna eminim. Bir memur ailenin en küçük çocuğu olarak babamın tayininin çıktığı bir köye taşındık. Huzursuzdum, okulumu bir köy okulunda okumaktansa, şehirde medenice okumak istiyordum. Kaydımı yaptırdı babam okula.İlkokul 4. sınıftan başladım köy okuluna.Beni bir sınıfa verdiler.Öğretmen köyde yabancı olduğumu biliyordu ve hangi sıraya oturmak istiyorsan otur dedi bana.Bir kızın yanı boştu sadece oraya oturdum.

TagsHayatımı adadığım, gidişiyle beni bitiren insanla ilk o zaman tanıştım.İsmi Altınay idi.Çocuk yaşımda bile onun güzelliği beni çok etkilemişti.Masmavi gözleri,gamze yanakları ile arada bir bana dönüp gülüşü,yanlış yazdığım notlarımda kendi silgisiyle defterimdeki hatayı silmesi beni o minik yaşımda ona bağladı.O dönemlerde çocukça bir arkadaşlıktı. Zaman ilerledikçe onsuz tek saniye geçiremiyordum. Ya ben onlara gidip ders çalışıyor, yada o bize geliyordu. Mükemmel bir paylaşımcıydı. Yüreğini, sevgisini, dostluğunu daha o yaşta vermişti bana. İlkokulu birlikte okuduk ve aynı sırada bitirdik. Hep onunla hep ona biraz daha alışarak. Ortaokula geçtiğimizde ailelerimize rica ettik ve bizi aynı okula yazdırdılar, hatta aynı sınıfa, hatta aynı sıraya oturmamız için babalarımız öğretmenlere adeta yalvardılar. Başarmıştık. Yine aynı sıradaydık.

Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yılda anladım ki onsuz hayat bana huzur vermiyordu. Yaşımız olgunlaştıkça o beni, ben onu daha çok seviyordum. Çocukça başlayan arkadaşlığımız sevgiye aşka dönüşmüştü ortaokul yıllarımız bitmek üzereyken. Şehir merkezinde. Ailelerimiz liseye geçtiğimiz sırada ortak bir karar aldılar. Buna göre tek ev kiralayacak ikimiz aynı evde kalacaktık.Annem de bizimle kalacaktı.Allah'ım o karar bize iletildiğinde dakikalarca sarmaş dolaş kutlamıştık bunu.Ona aşık olmuştum.Aynı duyguları o da paylaşıyordu ve bunu fareden ailelerimiz okul bittiğinde evlendirelim diye karar almışlardı bile.Ona tapıyordum artık.Haşa Allah'a şirk koşar gibi günah işlercesine seviyordum.İlk elini tuttuğumda sakın bir daha bırakma demiştim. Yanakları kızarmıştı, utanmış ve başını önüne! eğmiş, gülümsemiş ve elimi sıkı sıkı kavramıştı. Artık her gün elele tutuşup okula gidiyor okuldan çıkarken elele dolaşıyor geziyor öyle gidiyorduk evimize. Arada bir elleri terler ve her terleyişte elini elimden kurulamak için çekerdi. Wp import

Bunu her yaptığında kızar elimi bırakma diye azarlardım, hep tamam tamam diyerek gülümser ve hızla elini avucuma sokuştururdu. Her şey harikaydı, dünya cennet gibiydi gözümüzde. Yıllar akıp gidiyordu mutluluk içinde. Nihayet liseyi de bitirmek üzereydik. Karne dönemi gelmişti. Karnelerimizi aldık hiç kırığımız yoktu. Sevinçle sarıldık birbirimize elimi tuttu. Bunu kutlamak için bir cafeye gidip cola içerek kutlayacaktık. Okulun az ilerisinden geçen bir çakıl yol vardı. Her zaman toz duman içinde olurdu. Çakıllarla kaplıydı. O yolun benim ve ölürcesine sevdiğim insanın ayrılmasında bu kadar rol oynayacağını bilsem hiç girer miydik o yola. Neler vermezdim o yolu yürümemek için. Eli yine elimdeydi, ansızın elini çekti, terlemişti yine eli. Sanırım dört adım atmıştım. Dönüp yine azarlayacaktım. Çünkü hem elimi bırakmış, hem de geride kalmıştı.

Dönüp baktığımda Dünya başıma yıkıldı. Sanki gök kubbenin altında kaldım. Yerdeydi ve yüzünden kan fışkırıyordu. Ne yapacağımı bilemedim üzerine kapandım yüzüne yapışmış saçlarını kaldırdığımda hayatımı bitiren o görüntüyle karşılaştım. Başı kesilmiş bir tavuk gibi çırpınıyordu. Suratına bir taş parçası bıçak gibi saplanmıştı ve bakmaya doyamadığım mavi gözlerinden biri akmıştı. Suratının yarısı yoktu. Hırlıyordu bana bir şeyler demek istiyor kanla kaplı diğer gözünü temizleyerek bana bir şeyler demeye çalışıyordu. Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altından fırlayan bir taş suratına saplanmıştı. Ölürcesine bir aşkı, geleceğimizi kibrit büyüklüğünde bir taş parçasının bitireceğini bilemezdim.Donuk donuk hiç konuşamadan yüzüne bakmaktan başka bir şey yapamıyordum. Ellerini tuttum kaldırdım başını göğsüme dayadı ve elimi sıkı sıkı tuttu.

Akan kan ellerimize damlıyordu. Yoldan geçen bir araba durmuş bizi seyrediyordu, hastaneye yetiştirelim dediğimde kanlı olduğu için almadı ve kaçtı gitti. Kimse arabaya almıyordu. Çevreme bakıp yardım eden demekten, ona dönüp seni seviyorum, beni bırakma, dayan demekten başka bir şey yapamıyordum. İki dakikalık bir çırpınıştan sonra kucağımda öldü. Cennet olan Dünya 5 dakikada cehenneme döndü. Tam dokuz yıl oldu onu yitireli. Kendime olan güvenimi yitirdim. Artık kimseyi sevemem, kimsede beni sevemez korkusundan kurtaramıyorum kendimi. Bitkisel hayatta gibiyim. Tek elimde kalan bu net.bu net aracılığıyla sizinle paylaşmak istedim.

Yitiren,ya da ben yitirenle paylaşmak isteyen herkese elleri terlese bile ellerimi bırakmamaları şartıyla elimi uzattım. Dost, kardeş, arkadaş ne olursanız olun ama elimi bırakmayın. Size sesleniyorum, elimi bırakmayın lütfen...

SEVGİ VE SAYGILARIMLA 

11 Gen.
adsızha scritto:

yine bugünde yüzümüz gülmedi gülmüyo gardaş

yorgun bededende sızımız dinmedi dinmiyo gardaş

gönül çilesinden bıktı yıkıldı huzurum kaçtı

gülüstanda yangın çıktı sönmedi sönmüyo gardaş

 

bakmadan genç yaşımıza saçlar doldu akımıza

yalan dünya dünya içimize sinmedi sinmiyo gardaş

sardı dertler dört bir yandanderdim akılsız kafamdan

felegin eli yakamdan inmedi inmiyo gardaş

her şey gönlünce olsun

 o koçak

10 Nov.
adsızha scritto:

cehennem gülüm

   






 

bu kalp seni unuturmu

bu özelim içindi paylaşmak istedim saygılar

9 Nov.